Bankalar kripto paraları yasaklamak istiyor!

8 Dakikada Okunabilir


Bitcoin 2009’dan bu yana dünyada bilinen bir şey. Kripto paraların ortaya çıkışı BTC ile beraber başladı ve insanlar yakın zamana kadar kripto para birimleri hakkında birçok bilgiye ihtiyaç duyar durumdaydılar. Ama artık 25 milyon kadar insanın %40’ı* kripto paralar hakkında çok iyi bilgiye sahip. Ancak yakın zamana kadar kripto paraların bu kadar yükselecek ve bu kadar fazla insan tarafından kullanılacak olduğunu bilmeyen dev bankalar artık kripto paraları engellemek için ellerinden geleni yapar duruma geldiler.
Bankaların tahtını sallayabilecek güce sahip olmayan kripto paraların sadece 1 Başkanlık Kararnamesi ile sonsuza dek yok edilmesi mümkün ancak bankalar bu güce sahip olmadıkları, büyük finans devi ülkelerinde bunu kendileri için yapmayabilecek olduklarını düşündüklerinde ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar ve koymaları da asla mümkün değil.
JP Morgan Bank’ın CEO’su Jamie Dimon uzun bir süre önce yaptığı açıklamada ”Bitcoin alan insanlar pişman olacak! Hükümetler bir gün Bitcoin ve herhangi bir kripto para birimi kalmayacak şekilde yasaklar uygulamaya başlayacak” dedi 2009 yılında.

Bilmeyenler için kısa bir hatırlatma: 2008’de Bitcoin için ilk adımlar Satoshi Nakamoto tarafından atıldı ve 2009’da dünyanın ilk merkezden dağıtılmış (eşler arası) kripto para birimi ve dijital ödeme sistemi olarak piyasaya sürüldü. Ancak Satoshi Nakamoto ve ekibi hakkında dünyanın henüz pek fazla bir bilgisi maalesef ki bulunmamakta.

Bankalar kripto para sahiplerine karşı çıkmaya başladı!

“Bir bankayı soymanın en iyi yolu, bir bankanın sahibi olmaktır.” – William K. Black
Geleneksel ödeme sistemlerinde, işlemleri yapmak için bir aracı, yetkili olması gerekir. Bu aracı, güvenilen biri olmalıdır. Bu güven genellikle bankalara verilir. Tipik olarak, tüm finansal yenilikleri yaratmak için tekelci bir ortamda bankalara güveniriz, çünkü sistemdeki parayı elde etme ve yok etme gücü sadece bankalarda vardır. Hükümetler bile yeri geldiğinde bankalara karşı sesini yükseltemez.
Bu konuda Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki bankaları geçmişte faiz konusunda uyardı ve söylemlerini yükseltti. Ancak Erdoğan’ın söylemlerine bankalar tarafından olumlu yanıt verilmemesinin dışında söylemleri daha da artıracak adımlar bankalar tarafından atılarak faizleri artırdılar.
Bugün Türkiye’de bazı bankalar ihtiyaç kredisi faiz oranını %2.49’un üzerine kadar çektiler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bankalara karşı herhangi bir yaptırım uygulayamadı. Bunun nedeni Türkiye’de eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bankalara olası bir yaptırım uygulaması durumunda açıkça görünen bir tablo olması ve bu da bankalar olmadan Türkiye’nin sonunun olacağı anlamına geliyordu. Bunu şöyle düşünebiliriz; Türkiye’de o gün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yaptırım uygulanması için Türkiye’nin kasasında trilyonlarca dolar bulunması gerekirdi, ama bu para Türkiye’de yoktu ve bankalarda buna güvenerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerine karşı hareket etmemesi konusunda yaptıkları hamleler ile uyarmış oldular. Bazen hükümetleri devirebilecek olan bankalar bile olabilir. Çünkü küresel olarak tüm dünyada Türkiye gibi ülkelerin ayakta durmasını sağlayan bankalardır.
2008 mali krizini bilirsiniz, borsalar çöktü ve bankalar sistemi dolandırdığı için bazı ülkeler iflas ettiğinde o zaman bu güvenin her zaman kötüye kullanıma açık olduğunu, çünkü bu gibi yüksek pozisyonlardaki birçok kişinin savcı dokunulmazlığıyla sistemi soymak için kolay erişime sahip olduğunu ortaya çıkardı. Bankalar bir ülkeyi soyup soğana çevirebilecek kadar çok büyük paraları kontrol altında tutuyorlar.
Bugün tüm sistem bankalara bağlı çalışıyor ve BDDK veya hükümetin bankaların parasını takip etme yetkisi yok. Bu konuda bir banka tüm parasını Türkiye’den çıkartmak isterse bunu yapabilir ve Türkiye’yi bile dolandırabilir. Uluslararası hukuk bunları engellemek için var ancak iş işten geçtikten sonra çok zor. Çiftlik Bank vakasını hatırlatmamıza gerek yok diye düşünüyoruz?
Bankalar açgözlülük ile para hırsına sahiptirler ve bunu başarılı ile yapmaktadırlar, ve bu “güvenilir” kurumlar tarafından kaçınılmaz olarak gerçekleşmektedir. Ve tahmin et bunun sonucunda ne oluyor? Biz bu bankaların yaptıkları kötü işlemler nedeniyle yüksek enflasyon ve vergi ile cezalandırılırız. Bir bankanın milyonlarca dolarını dolara yatırması sonrasında dolar artar ve bunun ürünlere yansıyan ve hizmetlere yansıyan fiyatları gariban halk tarafından ödenmek zorunda kalır.
Bankalar hangimize geri dönüşsüz veya çok düşük makul faizlerle kredi veriyor? Hiçbiri, ama hepsi sizi ve bizi bir şekilde kendisinden kredi almaya zorluyor, cazip fırsatlar sunduklarını iddia ediyorlar öyle değil mi? Öyleyse 2008’de olanlar bir ilk değildi ve bir sonda olmayacak. Nitekim bugün Türkiye ekonomisinin ve pazardaki fiyatların durumu ortada. ‘Yasal soygun’ olarak adlandırılan bu durumun tekrarı bir gün elbet Türkiye dahil birçok ülke için tekrar edecektir ve bankalar bu ellerindeki gücü asla kaybetmemek için ellerinden ne gelirse yapacaktır, yapmaktadırlarda.
Biri bu aracıyı çıkartabilir ve değiştirilemez bir dijital sistemle değiştirebilirse; Yolsuzluk, açgözlülük ve sistemin küresel olarak sorunlarını çözebilir. O burada! Bitcoin!

Dijital ikilem!

Paranızı geleneksel bir bankaya yatırdığınızda, aslında artık ona sahip değilsinizdir. Bankaların esas olarak kendileri için daha fazla kazanmak için paranızı harcadıkları ve sizi bu “ayrıcalık” için ücretlendirdikleri arka planda gerçekleşen birçok işlem var. Bir fon yöneticisi için ödeme yapmak ya da bir ipoteğe teminat olarak ödenmesi durumunda, insanların paralarını tek başına bu finansal kurumlara fayda sağlamak için harcadıklarını farketmedikleri karmaşık bir sisteme yatırdıklarının farkında olması gerekir.
İnsanların bankalarına ATM veya hangi yöntem ile olursa olsun paralarını teslim ettikleri andan itibaren banka bunu kendi kazancı için gerek döviz yatırımı yaparak değerlendirir, gerek ise vadeli borç vererek değerlendirir ama bir şekilde sizin paranız içeride her an çekime hazır olarak bir şekilde durur. Bankaların bu sistemini anlamak mümkün değildir. Bir banka müdürü bile bu durumu anlatsa tam olarak anlamak mümkün değildir çünkü sürekli olarak her bankanın kendisine göre belirli kazanç başlıkları bulunur.
Dijital para birimi olan kripto para birimi ise bu sorunları çözebilir. Bitcoin arka planda kimse tarafından farklı bir işlem için bir şekilde kullanılmak istensede kullanılamaz. Bunun sonucunda ise kripto para birimlerinin güvenilirliği ortaya çıkar ve küresel sisteme entegre edilmeleri durumunda kimse onu kullanamayacak olduğu için güç yine büyük kripto para yatırımcılarının elinde olacak olsa da mevcut olarak güç her zaman kripto para yatırımlarının sahibi olan güçlü olmayan kişilerin elindedir.
Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, bankalar sadece paranızı tutmak için bile aşırı bir ücret talep ederler. Bitcoin ise ömür boyu bile dursa paranız için komisyon veya yıllık aidat gibi ücretler talep etmez, edemez.

Yeni güç!

Yeni bir ekonomik güç doğdu: Bitcoin
İnsanlar henüz kripto para birimlerini çok güçlü olarak görmüyor olabilir. Kripto para birimleri insanlar için pek iyi görünmüyor olabilir. Ancak insanlar için doğan bir finans gücü var. Kripto para birimlerinin değeri sürekli olarak artmasa bile gelecekte çok dengeli bir fiyata sahip olması durumunda oldukça fazla insanın elinde olacaktır. Kripto para yatırımlarının artması ile beraber bankaların gücü azalacaktır. Bugün dünyadaki kripto para birimleri ve ortak sorunlar konusunda kripto para borsalarına Bitcoin ATM’si sayısının son derece az olmasından dolayı mecbur olarak bankalara muhtaç kalmak bulunmaktadır.
Bankalar dışında farklı şekilde kripto para almak mümkün olsa da tüm finans sistemi bugün dünyada küresel olarak ABD sayesinde banakalar tarafından yönetilmektedir. ABD’nin küresel ekonomik sistemde rolü en büyük olduğu için bu durumu değiştirmek yine ne AB’nin ne de başka ülkelerin elinde değil ABD hükümetinin elindedir.
Küresel bankacılık sisteminden çıkarılan İran’ın durumunu, Kuzey Kore’nin durumunu görüyoruz. İran bugün çok zengin bir ülke ama para olarak çok fakir bir ülke. Petrolünü satmasını engelleyen ABD, İran’ı küresel bankacılık sisteminden çıkardı.
Bitcoin’in 2009’da ortaya çıkması tesadüf değildi. Kripto paraların ortaya çıkışı aslında ne kadar farklı iddia edilirse edilsin ve bugüne gelmesinde büyük rolü üstlenen karanlık internet oldu. Satoshi Nakamoto’nun resmi kimlik bilgisini asla açıklamaması da bu nedenle olduğu zaman zaman basında iddia edildi. Karanlık internetin en fazla kullanılan para birimi Bitcoin’di  ve karanlık internet zamanında ortaya çıkan Bitcoin hala karanlık internette çok sık kullanılıyor.

Sonuç, fonlarınızı kontrol edebileceğiniz ve neler olduğunu bildiğiniz merkezi olmayan bir sistemdi. Bitcoin’leri telefonumdan sizinkine aktarırsam, bu süreçte aracı yoktur. Bu sana sadece benim paramın aktarıldığını ve başka kimsenin bu süreci kesemeyecek olduğu anlamına gelir (mi). Biz buna sahibiz ve harcama yapıyoruz.

Kontrol mü ediliyor?

Kripto para birimi Bitcoin hakkında iddialar böyle olsa da arkasında bazı bu sistemi kesebilecek ve Bitcoin transferlerini takip eden ve istediği zaman Bitcoin’i durdurabilecek olduğunu iddia eden bazı kimseler var. Bu kimselerin sesi sürekli kripto para sahipleri tarafından kısılmaya çalışılıyor olsa da kripto paraları yöneten bir merkezin olup olmadığı konusunda son zamanlarda da bazı iddialar var. Bazı adı sanı bilinen kimseler bile bu durumun olabilecek olduğunu, bankaların mevcut sistemde kripto para birimi sahiplerini engellemeye çalışmasına gerek olmadığını ifade ediyor.

Eğer kripto para birimlerini birileri yönetiyor ve bu da bilinir hale gelirse bu durumda kripto para birimlerinin bankadan bir farkı kalmayacaktır. Eğer bir para birimi birisi veya birileri tarafından yönetiliyor ise bu durumda asla gizlilik yok demektir.

Bugün bazı şirketler MD5 tekniği ile verileri şifreliyor ama bu sistemin yaratıcıları bu sistemin nasıl çözülecek olduğunu bilmiyor mu? Bize bilmedikleri söyleniyor olabilir ancak buna inanmak pek güç olsa gerek.

Siz bir sistemi inşa ederken onun açıklarını kapatarak inşa edersiniz, ama o açığı hep bilirsiniz ve sisteme erişmek istediğinizde ilk önce o açığı tekrar yaratarak sisteme girersiniz.

Bankalar engellemek istiyor olabilir

Bitcoin sahipleri Hindistan’da bankalar ve hükümetler tarafından engellendiler. Kripto para birimi sahipleri artık ülkede rahat bir şekilde alım ve satım yapamaz durumda. Ancak kripto para sahiplerinin gelecekte çok fazla zorluk ile karşı karşıya kalabilecek oldukları biliniyor.
ABD ve demokratik ülkelerde görünür olmasa da bankalar kripto para birimi sahiplerini engellemek için gelecekte eğer kripto paralar daha aktif kullanılır ise farkı önlem ve çözümlere başvurmak zorunda kalabilir. Bankalar ve kripto para birimleri arasında gelecekte daha çekişmeli bir süreç yaşanması da mümkündür. Bitcoin sahipleri buna da dikkat ederek hareket ederse ve banka tercihini güvenilir bankalardan yana yaparlar ise daha iyi olacaktır.
*İçerikte Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan örnek olarak verilmiştir. Sadece Erdoğan değil, ABD Başkanı Donald Trump’ta bu konuda aynı durumdadır ve diğerleri de bankalara karşı pek fazla güç kullanamazlar. 

İçeriğe Nasıl Tepki Verdiniz?

Kızgın Kızgın
363
Kızgın
Şaşkın Şaşkın
364
Şaşkın
Lol Lol
80
Lol
Harika Harika
364
Harika
Korkunç Korkunç
322
Korkunç
Ali Gülle
Hayatımın büyük bir kısmını geçirdiğim İstanbul'dan hemen sonra Avrupa'ya taşınmam ile kripto para sahibi olmam aynı zamana denk geliyor. Avrupa'da kripto paraların daha fazla insana ulaşması ve daha fazla insanın bilgi sahibi olması için buradayım.
error: Kopyalama Engellendi!