Anasayfa Rehber Nicel Genişleme (Quantitative Easing – QE) Nedir?

Nicel Genişleme (Quantitative Easing – QE) Nedir?

Rehber

Ekonomik krizi önlemek amacıyla planlanan bir politika olan Nicel Genişleme (Quantitative Easing – QE) nedir? Nasıl çalışır? Dezavantajları nelerdir?

Nicel Genişleme (Quantitative Easing – QE) Nedir?

Özellikle Covid-19 sonrası, tüm dünyada yaşanan ekonomik krize herkes yakından şahit olmuştur. Peki, çeşitli dünya ülkeleri ve onların merkez bankaları, ekonomik kriz veya buhran gibi mali olumsuzlara karşı nasıl bir yol izliyor? Tam da bu noktada, Quantitative Easing (QE) nedir? öğrenmekte fayda var.

Nicel Genişleme (Quantitative Easing, QE) Nedir?

Nicel genişleme, parasal genişleme veya parasal gevşeme, merkez bankalarının yerel para arzını artırmak ve ekonomiyi canlandırmak için kullandıkları bir para politikasıdır. Parasal gevşeme, genellikle faiz oranları sıfıra yakın olduğunda veya ekonomik büyüme durduğunda uygulanır. Örneğin; ABD Merkez Bankası (FED) gibi merkez bankaları, para arzını artırmak için; devlet tahvilleri, hisse senetleri veya menkul kıymetler gibi mali araçları satın alabilir.

Parasal gevşeme, yeni banka rezervleri yaratır, bankalara daha fazla likidite sağlar, borç verme ve yatırıma teşvik eder. Bu karar, borçlanma maliyetini düşürmek gibi güçlü sonuçları tetikler. Yani; bir ekonomide dolaşan para miktarı artar, bu da daha uzun vadeli faiz oranlarının düşmesine yardımcı olur. Parasal gevşeme, genellikle enflasyon çok düşük veya negatif olduğunda ve standart para politikası araçları etkisiz hale geldiğinde kullanılan "alışılmamış” bir para politikası olarak kabul edilir.

Bu alışılmamış terim, Japonya ekonomi krizi bağlamında 1995 yılında Alman ekonomist Richard Werner tarafından icat edildi. 1995 yılından bu yana ABD Merkez Bankası (FED) başta olmak üzere, İngiltere Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası; finans sektörünü desteklemek, özel tüketim harcamalarını artırmak ve enflasyonu hedefin altına düşmesini engellemek için farklı nicel genişleme politikaları uygulamışlardır.

Quantitative easing politikası nedir konusuna hakim olmak adına çalışma mantığını adım adım işleyelim.

Parasal Gevşeme Nasıl Çalışır?

Nicel genişleme veya parasal gevşeme, büyük ölçekli varlık alımları yaparak çalışır. Örneğin, Covid-19 döneminde ABD Merkez Bankası (FED), daha uzun vadeli tahviller almaya başladı. Açık piyasa üzerinde varlık satın alma eyleminin, ekonomiyi genelde nasıl daha iyi hale getirdiğine bir bakalım.

Parasal Gevşeme Nasıl Çalışır?

  • Başlangıçta Fed varlıkları satın alır: Fed, büyük finansal kuruluşlardan, açık piyasada uzun vadeli Hazine tahvilleri satın almak için yeni banka rezervlerini kullanır ve satın alımı gerçekleştirir.
  • Ekonomiye yeni para girer: Satın alım işleminin bir sonucu olarak; finans kuruluşlarının hesaplarında tutabilecekleri, şirketlere borç verebilecekleri ya da başka varlıkları satın almak için kullanabilecekleri daha fazla nakit bulunur.
  • Nakde çevirebilme kolaylığı artar: Ekonomiye para girişi sağlanması demek, mevcut krediler azaldığında veya borçlanma kriterleri önemli ölçüde arttığında, finansal sistemdeki kredi sıkışıklığı gibi sorunlar önlenir. Bu, finansal piyasaların normal şekilde çalışmasını sağlar.
  • Faiz oranları daha da düşer: Fed'in milyarlar değerinde Hazine tahvili ve diğer sabit getirili varlıkları satın almasıyla, tahvil fiyatları yükselir (Fed'den daha fazla talep gelir) ve getiriler düşer (tahvil sahipleri daha az kazanır). Düşük oranlar, borçlanmayı daha ucuz hale getirerek, tüketicileri ve işletmeleri ekonomiyi canlandırmaya yardımcı olabilecek yüksek fiyatlı ürünler için kredi almaya teşvik eder.
  • Yatırımcılar varlık tahsislerini değiştirir: Sabit getirili varlıkların artık daha düşük getirileri göz önüne alındığında, yatırımcıların hisseler veya kripto para birimleri gibi daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapma olasılığı daha yüksektir. Sonuç olarak, borsa nicel genişleme nedeniyle daha güçlü kazançlar görebilir.
  • Sonuç olarak ekonomiye güven artar: Fed, parasal gevşeme aracılığıyla piyasalara güvence vermiş oldu. Yani, tüketicilerin borçlanma, borsaya yatırım yapma, daha fazla istihdam sağlama ve daha fazla para harcama olasılıkları arttı ve tüm bunlar ekonomiyi canlandırmaya yardımcı oldu.

Quantitative Easing Politikasının Gerçek Dünya Örnekleri Nedir?

Az önce de bahsettiğim gibi, ABD Merkez Bankası’yla beraber birçok ülkenin merkez bankası da bu politikayı kullanıyor. Gelin örneklere beraber bakalım.

ABD

Federal Rezerv, 2008-2012 yılları arasındaki Büyük Durgunluk ile mücadele etmek için, 2009-2014 yılları arasında bir parasal genişleme politikası yürüttü. Federal Rezerv'in bilançosu; tahviller, ipotekler ve diğer varlıklarla arttı. ABD banka rezervleri, 2017 yılına kadar 4 trilyon doların üzerine çıkarak bu rezervleri ödünç vermek ve genel ekonomik büyümeyi hızlandırmak için likidite sağladı. Fakat bankalar, Federal Rezerv'in politikasının beklenmedik bir sonucu olarak 2,7 trilyon dolarlık fazla rezerv tuttu.

Covid 19 Krizi

Fed, Büyük Durgunluk'tan kalan iyi ve kötü tecrübelere dayanarak, Covid-19 salgınının neden olduğu ekonomik kriz sebebiyle parasal genişleme politikasını yeniden başlattı ve Mart 2020'de 700 milyar dolarlık varlık satın alma planını duyurdu. 2022 yılında Federal Rezerv, 2021'de ortaya çıkan kalıcı yüksek enflasyon eğilimini saptırmak için, para politikasını ve faiz oranı artışlarını, Fed'in elindeki varlıkları azaltacak şekilde değiştirdi.

Covid 19 Krizi

Fed'in pandemiye özgü yeni planının sınırsız doğası, finansal kriz versiyonundan en büyük farkıydı. Piyasa katılımcıları, mali kriz sırasında Fed'e varlıkları gerektiği kadar uzun süre satın almaya devam etme esnekliği sağlayan üç turluk nicel genişleme planından sonra bu yeni yaklaşımla rahatladıklarını söyledi.

Covid-19 krizinin piyasalara etkisi:

  • ABD dolar endeksi (DXY) Mart 2020’de gördüğü 102.92 seviyesinden parasal gevşeme politikası ile %13’den fazla değer kaybetti.
  • S&P 500, Mart 2020'deki düşük seviyelerinden o yılın sonuna kadar yaklaşık %68 arttı.
  • Aynı dönemde ons altın fiyatı 1.451 dolarlık düşük seviyesinden %43 değer kazandı.
  • Nasdaq ise Mart 2020’nin en düşük seviyesinden %150’den fazla değer kazandı.

Bitcoin

2021 Bitcoin boğa piyasasının en büyük itici güçlerinden biri, kripto para birimlerinin kurumsal olarak benimsenmesiydi. Bu kurumsal benimsenme ABD’nin parasal gevşeme politikası ile tetiklendi. Bu yeni bir yüksek net değerli yatırımcı dalgasını ve hedge fonlarını kripto para alanına gelmesi için teşvik etti. Borçlanma oranlarının elverişsiz olduğu bu dönemde, yatırımcılar portföylerini daha yüksek risk içerecek ve daha düşük faiz oranlarını telafi edecek şekilde çeşitlendirdi. Böylece yatırımcılar Bitcoin ve diğer kripto para birimlerini portföylerine ekledi. Ayrıca, birçok yatırımcı Bitcoin'i enflasyona karşı bir koruma aracı olarak gördü ve hala da görmeye devam ediyor.

Yine de ABD parasal gevşeme yapmayı bıraktığında Bitcoin ve geri kalan kripto para piyasası ABD bu politikayı yavaşlattığında ABD doları (DXY) gücünü tekrardan kazanmaya başlaması ile düşüşe geçerek ayı piyasasına girdi. Aynı zamanda S&P 500 ve Nasdaq gibi ABD’li hisseler de düşüşe geçti.

Japonya

1997 yılındaki Asya Ekonomik Krizinin ardından Japonya ekonomik durgunluğa girdi. Japonya Merkez Bankası deflasyonu durdurmak ve ekonomiyi canlandırmak için Japon devlet tahvili alımından, özel borç ve hisse senedi alımına geçiş yaparak agresif bir nicel genişleme politikası başlattı. Japon gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) kabaca 5,45 trilyon dolardan 4,52 trilyon dolara düştüğü için politika hedeflerine ulaşamadı.

İsviçre

İsviçre Ulusal Bankası (SNB), 2008 Ekonomik Krizinin ardından bir parasal gevşeme politikası uyguladı ve İsviçre Ulusal Bankası’nın sahip olduğu varlıklar, tüm ülke için yıllık ekonomik çıktıyı aştı. Ekonomik büyümeye istek uyandırılmış olsa da, toparlanmanın ne kadarının bu politika sebebiyle olduğu belirsizdir.

İngiltere

Ağustos 2016 tarihinde İngiltere Merkez Bankası (BoE), Brexit'in potansiyel ekonomik sonuçlarını ele almaya yardımcı olmak için bir nicel genişleme politikası başlattı. Plan, 60 milyar sterlinlik devlet tahvili ve 10 milyar sterlinlik kurumsal borç satın alarak, faiz oranlarının yükselmesini engellemeyi, iş yatırımlarını ve istihdamı teşvik etmeyi amaçlıyordu.

Brexit, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılışını temsil eder.

Haziran 2018 itibarıyla, İngiltere'deki Ulusal İstatistik Ofisi, brüt sabit sermaye oluşumunun, 2009'dan 2018'e kadar olan ortalama oranın altında, üç ayda bir ortalama %0,4 oranında büyüdüğünü bildirdi.

Quantitative Easing Politikasının Dezavantajları Nedir?

Nicel genişlemenin her ne kadar ekonomik krizi önleme ve ekonomiyi canlandırma gibi avantajları olsa da, bu listedeki gibi bazı dezavantajları da olabilir:

  • Enflasyon: Bir merkez bankası para bastığında, ülkenin kaydi para arzı artar. Bu da, zaten dolaşımda olan paranın satın alma gücünde bir azalmaya yol açabilir. Çünkü daha fazla para arzı, insanların aynı miktarda kaynağa olan taleplerini artırmalarına olanak tanıyarak fiyatları potansiyel olarak istikrarsız bir dereceye yükseltebilir. Şunu da belirtmekte fayda var; ABD’nin politikayı uyguladığı 2009-2014 yılları arasında enflasyon artışı gerçekleşmedi.
  • Gelir eşitsizliği: Parasal genişlemenin, hem finansal varlıklar hem de altın ve petrol gibi emtia varlıklar üzerindeki etkisi nedeniyle gelir eşitsizliğini şiddetlendirme riski vardır.
  • Varlık balonu: Parasal gevşeme, borsanın patlamasına neden olabilir ve hisse senedi sahipliği, hali hazırda durumu iyi olan, krizde olan veya olmayan kişiler arasında yoğunlaşır. Bu durum, bir ekonomik varlığın piyasa değerinin temel değerinden sürekli sapmasına verilen isim olan balon oluşumuna sebep olabilir.
  • Kredi sıkışıklığı: Merkez bankaları, bankaların borç verme faaliyetlerini artırmasına veya işletmeleri yatırıma veya borçlanmaya zorlayamaz. Bu, nakit paranın bankalarda tutulduğu veya şirketlerin belirsiz iş ortamı nedeniyle nakit biriktirdiği bir "kredi sıkışıklığı" yaratır.

Quantitative Easing (QE) nedir? yazımızın sonuna geldik. Nicel genişlemenin artıları ve eksileri olduğu gibi, etkilerini değerlendirmenin ne kadar zor olduğu gayet açıktır. Küresel olarak uygulanan QE politikalarının, bir ülkenin ekonomisi üzerindeki etkileri ekonomistler ve analistler tarafından sıklıkla tartışılır.

Nicel Genişleme (Quantitative Easing – QE) Nedir? içeriğimizle alakalı tüm SORULARINIZI aşağıda yer alan yorum alanından bizlere iletebilirsiniz. Alanında uzman analistlerimiz ve editörlerimiz, sizlerin sorularını cevaplayacaktır.
Yorumlar(0)